23 Ocak 2012 Pazartesi

zaman!

           Hangi kitaptı hatırlamıyorum ama şöyle bir yazı okumuştum; "zaman sessiz bir testeredir." Evet cidden öyle, son yazımdan bu yana geçen 19 günün sonunda bazı şeylerin uçup gittiğini çok rahat görebiliyorum. Artık o güne nazaran daha umursamazım belki çok az ama öyle. O günkü yaptığım şeyleri yaptığım içinde pişmanım aslında. Aşırı tepki olduklarını düşünmüyorum ama banane deyip çeksem gitsem herkes için çok daha iyi olacaktı sanırım her şey.
          Bu gün olayın ortasındaki insanlardan biriyle konuştum sonunda ve ilk duyduklarımın bi kısmının yalan olduğunu öğrendim, böylece bir şeyi doğru yaptığım ortaya çıktı, peşin hükümlü olmamak doğru bir hareketmiş o an için ve bu kendimi az da olsa dizginleyebilmeye başladığımı gösterdi bana. :)
         İnsanların birbirlerini nasıl bu kadar kolay harcayabildiğini gördükçe cidden üzülüyorum, iftira atmak, başkasına, kendini kurtarabilmek adına çamur atmak ne kadar basit olmuş ya da insanların arkasından konuşmak ve saçma sapan yakıştırmalar yapmak ne kadar sıradanlaşmış.
          Neyse, görünen o ki bi yerden sonra bunların bana da sıradan gelecek olması düşüncesi asıl üzücü olan kısım. Olayın sonunda neler olacak tahmin etmek artık daha kolay oldu ama yine de peşin hükümlü olmamam gerek diyorum. Bekliyoruz.

5 Ocak 2012 Perşembe

Zor be abi!

           Bu gün ipleri kopardığım, insanlıktan çıktığım gündür. Bir kaç arkadaşa çok ağır şeyler yaptım ve sanırım bunun sebebi artık sene sonunun gerginliğinden çok insanların yaptıklarına katlanamıyor oluşumdur. Hak ettiler mi? Kimse bu denli tehditleri ya da tavırları hak ediyor olamaz ama bazen bazı şeylerin yapılması gerekir ve sanırım bu günde bunların yapılması gerekiyordu. Peki şu anki düşüncelerimle bunu yapar mıydım? Yapmazdım, ne haliniz varsa görün der susardım ama yapamadım. "Fazla yardım edip ufak bi karşılık beklerde alamazsan etkisi büyük olur." İşte bu günün özlü sözü budur ve sanırım bunu ilerde bi kaç kere daha okuyup daha ciddi olmalıyım herkese karşı, peki olabilir miyim? Onu da yapamıyorum maalesef, her seferinde insanlara yardım etmek zorunda hissediyorum kendimi oysaki kimsenin, benim ihtiyacım olduğu kadar yardıma ihtiyacı olduğunu sanmıyorum çünkü kimse bu denli (arkadaştan yana) benim kadar üzülmemiştir. Samimiyetin gereksiz olduğunu düşünmeye başlıyorum artık ve yanlış insanlardan uzaklaşmaya korkuyorum. Kimin gerçek olduğuna karar vermeliyim bir ara ya da kimlere set koymam gerektiğine!...

3 Ocak 2012 Salı

İki güncel

             Bu gün bahsetmek istediğim birbirinden ayrı iki konu var, aslında başlıkta olduğu gibi iki güncel değil birisi güncel diğeri yıllardır kabul edilemeyen bi gerçek.
             İlk olarak güncel olayı anlatmak lazım sanırım, çok net görünüyo aslında ama memlekette mal çok anlayamıyor, onu geçtim gezegende de mal çok ama yapacak bişey yok. Savaş kapıda hemde öyle çok uzun bi zaman sonra değil bildiğiniz 3-5 sene sonra belkide daha yakın ve biz baş roldeyiz. Orta doğuya kim hakim olacak onu belirlemeye çalışacaklar ama bu görünen sebep bunun altında gizlenen asıl konu bence bizim memleketi kimin ele geçireceği, bu konuda şahıs olarak ne yapılabilir bilmiyorum ve bahsi geçen o kudret hala kendini gösteremedi, belki bıçak kemiğe dayanınca aklı başına gelir. Bir de şu var, şu an ülkede demokrasi var mı, varsa eğer bildik demokrasiden farklı bi adı olmalı parodemokrasi gibisinden, o baştaki paro aslında bildik paranın bir bankadaki puan ismi, yakıştı diye öyle yazdım, neyse dağıtmayalım. Öyle söylememin sebebi parası olan millet vekili olabiliyor olmayan anca vekil atayabiliyo bunun adı mı seçme özgürlüğü? Bence bu tam olarak durduk yere bi insana; "seni boğarak mı, yakarak mı, kurşuna dizerek mi öldürüyüm?" demek, e yaşama hakkı nerede? işte bu yüzden adı demokrasi değil tam olarak ekli köklü başka bişey. Bu savaşla belki farklı bir sistem ortaya çıkar. Yönetimi belki halk alır, ya da en azından başkalarının emri altında olmayan birileri ama bu da pek mümkün görünmüyor :-/ Bu savaşı olurda doğu alırsa eğer çoooooooooooook köklü değişiklikler olabilir ama batı(alma olasılığı çok yüksek) alırsa her şey daha sağlam şekilde oturur yerine ve kim kazanırsa kazansın en büyük zararı bizim memleket görecek çünkü tam ortasındayız savaşın. :-/


            Gelelim 2. konuya, ufaklığımdan beri merak ve araştırma içinde olduğum evrim konusu hakkına bu ara çok şey duyar oldum ve yeni bir şey öğrendim ki bu, benim düşüncelerimi kanıtlar nitelikte. Bence Evrim hızlanarak devam ediyor. Hep diyolar ya evrim bitti, evrim durdu, yok öyle bi dünya. Evrim çok daha hızlı şekilde devam ediyo ve bunu biz çok fazla etkiliyoruz bu durumu, Sanırım Rusyada, bir adam özel bir köpek türü üretip bunun üremesine 30 yıl gibi bi süre devam etmiş ve en başından beri köpeğin fiziksel durumuyla birlikte hislerini kontrol etmiş, köpeklerin burnundu en başından bu yana yani 30 sene gibi kısa bi sürede 45 derecelik eğilme olmuş bunun yanında doğan köpekler narkotik anlamda tam donanımlı doğmaya başlamışlar. Yeni doğan köpekleri hava alanına götürüp bıraktıklarında eroin kokain gibi malzemelerin yerini hiç bir eğitim almadan bulabilir duruma gelmişler yani. Evrimin ne demek olduğunu bilen biri için bu kesin bir kanıt olabilir ama başkaları için saçmalık olarak görülür. Bunun yanında insan üzerindeki değişmelere bakılınca artık daha güçlü bir beyne sahip olduğumuz çok açık, yeni nesiller daha da zekileşerek üremeye devam ediyor elimde hiç bir kanıt yok ama tahminim 40-50 senede bir insanlar 2 kat daha zeki hale geliyor, ayrıca vücut şekillerimiz değişiyor ufacık bir örnek, sürekli köşelere çarptığımız küçük ayak parmağımız artık kullanılmıyor ve yok oluyor, geçmişe baktığımızda oradaki boğumun hareket ettiğini görebiliyoruz ama artık bir çok insanda belkide tamamında tek halde ya hareket ediyor ya da edemeyecek kadar kötü durumda. Bu böyle uzaaaaaaaaaaaar gider, bunun da devamı gelecek. ;)